Makaleler
İFLAS ERTELEMEDE İYİLEŞTİRME PROJESİ NEDİR?

İFLAS ERTELEMEDE İYİLEŞTİRME PROJESİ NEDİR?

Genel Olarak İflasın Ertelenmesi

Türkiye’de 2001 yılında yaşanmış olan ekonomik krizde çok sayıda sermaye şirketinin iflas etmiş olması, kriz durumunda ülke ekonomisini sermeye şirketlerinin toplu iflasından koruyacak yeni bir düzenleme ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle 2003 yılında 4949 sayılı Kanun’un 49. ve 50. maddeleri ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun [İİK] sermaye şirketlerinin iflasını düzenleyen 179. maddesi değiştirilmiş ve bu maddeye iflasın ertelenmesi ile ilgili 179/a ve 179/b maddeleri eklenmiştir.

İflasın ertelenmesi kurumunun amacı mali durumu bozulmuş ve iflası istenmiş olan bir sermaye şirketinin mali durumunun düzelmesi olasılığı bulunuyorsa gerekli tedbirleri alarak şirkete durumunu düzeltme imkânını tanımaktır.

İyileştirme Projesinin Niteliği

İflasın ertelenmesi kararının verilebilmesi için, İİK’nun 179. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesine göre bir iyileştirme projesinin sunulması gerekir. İyileştirme projesi, borca batık bulunan ve iflası istenmiş olan sermaye şirketinin bu durumdan nasıl kurtarılacağını öngören, objektif verilere dayanan bir mali projedir. Aynı fıkranın üçüncü cümlesine göre “mahkeme projeyi ciddi ve inandırıcı bulursa, iflasın ertelenmesine karar verir.” Bu nedenle iyileştirme projesi, iflasın ertelenmesi kararının temel dayanağıdır. Keza İİK’nun 179/a maddesinin birinci fıkrasına göre, verilecek iflasın ertelenmesi kararında şirketin malvarlığını korumak için öngörülecek tedbirler de iyileştirme projesine uygun olarak karara bağlanacaktır.

İİK’nun 179. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesine göre şirketin iflasının ertelenmesini şirket yönetimi talep edebileceği gibi bir alacaklı da talep edebilir. Ancak iflasın ertelenmesinin bir alacaklı tarafından talep edilmesi halinde bu projenin yine şirket tarafından hazırlanması, yani şirketin de iflasın ertelenmesi yönünde bir iradesinin olması gerekmektedir (ATALAY Borca Batıklık ve İflasın Ertelenmesi, İzmir 2007, s. 94-95).

İflasın ertelenmesi kurumu yalnız borca batık şirketi değil, alacaklıları da korumayı öngördüğünden iflasın ertelenmesi talebinin ilan edilerek alacaklılara iyileştirme projesine itirazlarını sunma imkânı tanınması gerekmektedir (Yargıtay 19. HD. 14.4.2005 T. 1324 E. 4049 K.).

İyileştirme projesinde yer verilebilecek tedbirlerden bazıları şunlardır:

•        Sermaye artırımına gidilmesi

•        Şirket borçlarının pay sahiplerince veya üçüncü kişilerce üstlenilmesi veya borçlar için teminat verilmesi

•        Şirketin yönetiminde verimliliği artırmaya ve tasarruf sağlamaya yönelik değişiklik yapılması

•        Alacaklılarla borç erteleme ve faiz indirimi gibi konularda anlaşma sağlanması veya konkordato teklif edilmesi

•        Şirketin önemli gelir sağlayacak işlerinin veya davalarının sonuca ulaşacağına dair belgeler sunulması. Örneğin Yargıtay 19. HD. 17.11.2005 T. 6312 E. 11314 K. kararında iflası istenen şirketin iyileştirme projesinde sunduğu onaylanmış siparişler ve şirket ortaklarının taşınmazlarını şirket sermayesine katmaları mahkemece ciddi ve inandırıcı bulunmuştur.

•        Mali sektöre olan borçların “İstanbul Yaklaşımı” olarak bilinen 4743 sayılı Kanun çerçevesinde yeniden yapılandırılması. Keza Yargıtay 19. HD. 27.10.2005 T. 8456 E. 10717 K. kararında iflası istenen şirketin bankalarla bu amaçla yaptığı görüşmelerin sonucuna bakılmadan iflas kararı verilmiş olması bozma sebebi sayılmıştır.

•        İİK’nun 309 m ve devamı maddeleri çerçevesinde alacaklılarla uzlaşma yoluyla şirketin yeniden yapılandırılması.

İyileştirme Projesinin Kabul Edilme Koşulları

İİK’nun 179. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, iflasın ertelenmesi kararının verilmesini projenin mahkeme tarafından “ciddi ve inandırıcı” bulunması koşuluna bağlamıştır. Aynı fıkranın son cümlesine göre ise “iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğunu gösteren bilgi ve belgelerin de mahkemeye sunulması zorunludur.” “Ciddi ve inandırıcı olma” nın ölçütünün neler olacağına dair kanunda bir açıklık bulunmamakla beraber, sunulan delillerle iyileşmenin gerçekleşeceği hakkında tam ispat değil adeta yaklaşık ispatın söz konusu olduğu kanaati hâkimdir (ATALAY, s. 103).

Ancak bu yaklaşık ispatın da somut verilere dayanması gerekmektedir. Sadece öngörülere dayanan bir iyileştirme projesinin kabul edilmesi mümkün olmayıp mahkemelerce iyileştirme projesinin mümkün olduğuna dair somut verilerin sunulması da aranmaktadır. Keza Yargıtay 19. HD. 14.7.2005 T. 4782 E. 7979 K. sayılı kararında iyileştirme projesinde belirtilen yatırım ve faaliyetlerin finansal kaynağının gösterilmemiş olması sebebiyle iyileştirme projesi ciddi ve inandırıcı bulunmamıştır.

İyileştirme projesi niteliği gereği mali bir proje olduğu için bu projenin “ciddi ve inandırıcı” olup olmadığının bir bilirkişi tarafından incelenmesi yerinde olacaktır. Yargıtay 19. HD. de 10.3.2005 T. 13373 E. 2443 K. sayılı kararında “Borca batıklık durumunun varlığı ve mali durumun iyileşmesi ümidinin bulunup bulunmadığı özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden bu konuda uzman bilirkişinin oy ve görüşü alınmalıdır” şeklinde hüküm kurmuştur.

İflasın Ertelenmesinin Hukuki Sonuçları

İflasın ertelenmesi kararının hukuki sonuçları İİK’nun 179/a ve 179/b maddelerinde düzenlenmiştir. 179/a maddesi iflasın ertelenmesi ile birlikte alınacak muhafaza tedbirlerini düzenlemektedir. 179/a maddesinin ikinci fıkrasına göre iflasın ertelenmesine karar veren mahkeme şirkete bir kayyım atar. Mahkeme şirketin yönetimini tamamen kayyıma bırakabileceği gibi kayyımı şirket kararlarını onaylamaya yetkili kılmakla da yetinebilir. Kayyımın yetkileri ve şirketin tasarruf yetkisinin ne ölçüde kısıtlanacağı iyileştirme projesinin kapsamı ile ilgilidir.

179/b maddesine göre ise iflasın ertelenmesi kararının başlıca etkisi (6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamındakiler de dâhil olmak üzere) haciz ve iflas takiplerinin durmasıdır. Bunun iki istisnası vardır. 179/b maddesinin ikinci fıkrasına göre “taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.”

İkinci istisna ise 179/b maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği üzere işçilerin kıdem ve ihbar tazminatları, işçi yardım sandıkları ve derneklere olan borçlar ve nafaka borçları için yapılan takiplerdir. İflasın ertelenmesi kararı verilse dahi bu takipler durmaz.

Sonuç

İflasın ertelenmesi ya iyileştirme projesinin başarılı olup şirketin borca batık olma halinden kurtulmasıyla, ya da iyileştirme projesinin başarısız olup şirketin iflasıyla sona erer. İİK.’nun 179/b maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca iflasın ertelenmesi kararı en fazla bir yıllığına verilir ve en fazla dört yıl için uzatılabilir. Bu süre içinde kayyımın şirketin durumu hakkında mahkemeye düzenli olarak rapor vermesi gerekmektedir. Ancak aynı maddenin son fıkrasına göre mahkemenin bu raporlardan iyileşmenin mümkün olmadığı sonucuna ulaşması halinde erteleme süresinin dolması beklenmeden şirketin iflasına karar verilir.

İyileştirme projesinin amacı iflasın ertelendiği süre içinde şirketi borca batıklık halinden çıkarıp şirket alacaklılarının alacaklarını tahsil edebilmelerini sağlamaktır. Özetle bu proje, iflasın ertelendiği süre içinde şirketin borca batıklık halinden çıkmasının yol haritasıdır. Bu nedenle bu projenin somut verilere dayanması ve gerçekleştirilmesi mümkün bir proje olması gerekmektedir.